Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’ndan Kanal İstanbul açıklaması

Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleri ile bir araya gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, “İstanbul Boğazı’nın kapasitesi belirlenmiş, şu anda 40 binin üzerinde bir gemi geçişi sağlanıyor. Önümüzdeki yıllarda 70 binlere çıkması bekleniyor. Rakamlar, bu dek geminin de İstanbul Boğazı’ndan geçemeyeceğini gösteriyor. Sorunlara çözüm bulmak için Kanal İstanbul alternatif bir su yolu olarak olmazsa olmaz” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Karaismailoğlu, Kırıkkale’ye gerçekleştireceği ziyaret öncesinde EMD Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Türker ve Idare Heyeti üyeleri ile bir araya geldi.

Bakan Karaismailoğlu, trende gerçekleşen sohbet esnasında EMD Yönetim Kurulu üyelerinin sorularını yanıtladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Türkiye’yi modern bir seviyeye taşımak ve vatandaşlara nitelikli hizmet arzetmek için 7/24 çalıştıklarını açıklayan Bakan Karaismailoğlu, Türkiye’de ayrılmış yol uzunluğunu 6 bin 100 kilometreden 28 bin 450 kilometreye çıkararak konforunu arttırdıklarını, meydana gelen trafik kazalarında ise can kayıplarının büyük oranda önüne geçildiğini aktardı.

Bir ülkenin büyümesi için ulaştırma altyapısının yaşamsal yük taşıdığına uyarı çeken Bakan Karaismailoğlu, 2002 öncesi 50 kilometre olan tünel uzunluğunu 637 kilometreye çıkarttıklarını ve derhal da sürekli 250 kilometre daha tünel çalışması olduğunu belirtti.

Havayolu taşımacılığında rakamlar pandemi öncesine dönüyor

Havayolu taşımacılığında kayda değer yatırımların yapıldığını ifade eden Karaismailoğlu, AK Parti hükümetleri öncesinde takvim 30 milyon olan gezgin trafiğini pandemi öncesinde 210 milyona çıkarttıklarını, pandemi nedeniyle yavaşlayan trafiğin baştan yükselmeye başladığını söyledi.

“Demir yolu yatırımları, 2023’te yüzde 60’lara çıkacak”

Demiryolu taşımacılığında yeni bir dönem başladığını ve Yüksek Seri Tren hatlarında tartı taşımacılığının başlayacağını söyleyen Bakan Karaismailoğlu, “Bundan daha sonra demir yolu ağırlıklı bir yatırım dönemine girmiş bulunmaktayız. Demir yolu yatırımları azıcık daha yükselerek, 2023’te yüzde 60’lara çıkacak. İnşallah önümüzdeki sene içerisinde Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren hattını hizmete alacağız. Bir taraftan seri tren ve siklet taşımacılığının birlikte yapılacağı Ankara-İzmir Seri Tren hattındaki yapım çalışmalarımız devam ediyor. Bir taraftan Bursa’nın İstanbul-Ankara hattına bağlanmasıyla ilgili çalışmaları sürdürüyoruz. Mersin-Adana-Gaziantep özellikle bu bölgedeki sanayinin denize ulaşması için lojistik anlamda fazla manâlı bir hat. Orada da çalışmalarımız devam ediyor. Konya-Karaman arasını ocak ayı içerisinde hizmete alacağız, onunla ilgili çalışmalarımız bitti. Karaman’dan Niğde’ye geçeceğiz, Niğde’den Mersin’e ineceğiz. Mersin Yenice, oradan da Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep. Bir taraftan da İstanbul’un Halkalı-Kapıkule aralarında araştırmalar çabuk bir şekilde ilerliyor. İlk etapta bunlar tamamlandığında Edirne’den Gaziantep’e kadar aralıksız bir seri tren hattı ve tartma taşımacılığı yapacağız” ifadelerini kullandı.
Türkiye’yi demir ağlarla örmeye devam edeceklerini söyleyen Bakan Karaismailoğlu, İstanbul Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçen demir yolunun da şu an ihale işlemlerinin tamamlandığını kaydetti. Kayseri’yi de Yüksek Çabuk Tren ile buluşturacaklarını ifade eden Karaismailoğlu, “Ankara’dan Yerköy’e değin Sivas hattını kullanıp Yerköy’den ayrılıp Kayseri’ye ineceğiz inşallah, onun da ihale işlemlerini devam ettiriyoruz” dedi.

“160 kilometre süratli milli elektrikli trenimizin deneme çalışmaları bitmek üzere”

Yerli ve milli üretimin her alanda yük talep ettiğini ve bu konuda da Yüksek Süratli Tren çalışmalarının seri bir
şekilde sürdüğünü belirten Karaismailoğlu, “Özellikle 160 kilometre süratli milli elektrikli trenimizin de test çalışmaları sona ermek üzere, onu da yakın zamanda yolculu işletmeye alacağız, bundan böyle ondan daha sonra da çabuk üretimine geçeceğiz. 225 kilometre hızlı trende de tasarım çalışmalarımızı son vermek üzereyiz. Tasarım ve prototipi 2022’de bitirip 2023’te de 225 kilometre çabuk trenimizi yaptığımızda artık tamamen kendi aracımız, kendi yerli sinyalizasyon, yerli araçlarla bundan böyle Türkiye’deki bu büyük ağırlıklı yatırımları yeni teknolojileri de yerli ulusal teknolojiler kullanarak geliştireceğiz” açıklamasında bulundu.

İstanbul’da 7 metro hattı 2023’te hizmete giriyor

İstanbul gibi topluluk bir şehirde toplu taşımanın öneminin yüksek olduğunu ve bu kapsamda metro çalışmalarının da devam ettiğini açıklayan Karaismailoğlu, Başakşehir-Çam ve Sakura Hastanesi, Halkalı- Havalimanı, Gayrettepe-Kağıthane-Havaalanı, Kazlıçeşme-Sirkeci hattı, Altunizade-Çamlıca hattı ve Kadıköy-Kartal hattında Sabiha Gökçen bağlantısı çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Laf konusu yatırımların maliyetinin takriben 60 milyar lira olduğunu gösteren Karaismailoğlu, “Bunları da önümüzdeki aylarda bir bir açmaya başlayacağız. 2023 yılında da bu 7 hat ve 103 kilometrenin tamamını bitirme hedefimiz var” diye konuştu.

“TÜRKİYEKART ile ilgili incelemeler devam ediyor”

İstanbul’da devam eden Kağıthane-Havalimanı metro hattında ve öteki hatlarda TÜRKİYEKART’ın kullanılması için çalışmaların devam ettiğini gösteren Bakan Karaismailoğlu, “İstanbulkart’ın TÜRKİYEKART’A entegre olmasıyla ilgili alıştırma devam ediyor. İstanbulkart, TÜRKİYEKART, diğer karekodlu, cep telefonundan doğrudan doğruya ödeme, kartsız ödeme, tüm sistemler, dünyanın en gelişmiş ödeme sistemleri kullanarak bir sistem orada oluşturdu. İnşallah vatandaşlarımız çok daha konforlu bir şekilde ödemesini yapıp seyahatini de yapacaklar” ifadelerini kullandı.

“Antalya Havalimanı ihalesi tamamen devlet 700 milyon yükten kurtarıldı”

Antalya Havaalanı ihalesine yabancı yatırımcıların ilgisinin yüksek olduğuna ve bunun Türkiye’ye karşısında güvenin bir göstergesi niteliği taşıdığına dikkat çeken Bakan Karaismailoğlu, “Yolculukların artması sebebiyle kapasite ihtiyacı çıkmıştı. Oradaki ek terminallerin yapılması, apron alanlarının geliştirilmesi için devlet olarak 700 milyon avronun üstünde bir yatırım yapmamız gerekiyordu. Bunun için 2025’te bitecek sözleşmenin devamında olan 25 yıl için ihaleye çıktık. Hem bu 700 milyonluk yatırımdan devlet kurtarılmış oldu, keza de bunun üzerine devletin kasasından bir kuruş çıkmadan 8,5 milyar avroluk bir kazanç elde edecek devletimiz ve bunun yüzde 25’i, KDV dahil 2 milyar 138 milyon avro 90 gün içerisinde peşin olarak gelecek. Bu da İstanbul Havalimanı gibi çok karlı bir meslek olarak ülke tarihine yazıldı. Türk, Alman ve Fransız yatırımcıların buraya bu kadar alaka göstermesi ve onların bu işi üstlenmesi, dünyada Türkiye’ye olan güvenin ve gelecekte Türkiye’nin hangi seviyelere gelebileceğinin çok manâlı göstergelerinden bir adam başına” değerlendirmesinde bulundu.

“Kanal İstanbul alternatif bir su yolu olarak olmazsa olmaz”

Kanal İstanbul projesinin Türkiye’nin uzun vadeli yatırımlarından biri olduğunu ve gelecekte yaşanacak problemlerin çoktan önleminin alınması gerektiğini söyleyen Karaismailoğlu, “Kanal İstanbul olmazsa olmaz. Şu lahza dünya ticaret hacmi yaklaşık 12 milyar ton civarında, bu 25 milyar tona çıkacak. Bu yüklerin yüzde 90’ı denizyolundan taşınıyor. İstanbul Boğazı’nın da kapasitesi belli, derhal 40 binin üzerinde bir gemi geçişi sağlanıyor. Önümüzdeki yıllarda 70 binlere çıkması bekleniyor. Rakamlar, bu dek geminin de İstanbul Boğazından geçemeyeceğini gösteriyor. Sorunlara çözüm bulmak için Kanal İstanbul alternatif bir suyolu olarak olmazsa olmaz” dedi.

“En büyük önceliğimiz, Kanal İstanbul’da yapı maliyetinin genel bütçeye hiç ağırlık getirmeden yapmak”

Kanal İstanbul projesinin maliyeti açısından çalışmaların devam ettiğini açıklayan Karaismailoğlu, “Incelemeler seri bir şekilde devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde demiryolu hattının da çalışmalarını yaptık, ihalesini de yaptık, inşaata başlandı. Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattının Halkalı-Ispartakule arasının da ihalesini yaptık, adamakıllı Kanal İstanbul’a kadar tasarı edildi. Kanal İstanbul’un altından tünelli bir şekilde geçecek, onun çalışmaları için de önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanımızla birlikte orada program da yapabiliriz, bir merasim daha yapabiliriz. Tekrar bir taraftan ulaşım yollarını sağlıyoruz, bir taraftan alternatif finans modellerini çalışıyoruz. Buradaki bizim en büyük önceliğimiz, Kanal İstanbul’da inşa maliyetinin genel bütçeye hiç tartma getirmeden gerçekleştirmek. Bu finans modeli üstünde çalışmalarımız var. Orada da belli bir seviyeye geldik. Dünyanın en manâlı altyapılar firmalarıyla görüşmelerimiz devam ediyor. Kanal İstanbul’daki gelir getirici işlerin, bu işin finansında kullanılması açısından da fazla önemli mesafeler kaydettik. İnşallah o netleşecek önümüzdeki aylarda. Ondan sonradan da yürümeye başlayacağız. 2022 yılı içerisinde hedefimiz bunu yoluna ayarlamak” diye konuştu.
Kanal İstanbul’un maliyetinin 15 milyar dolar civarında açıklandığını ve bu rakamın değişmediğini söyleyen Karaismailoğlu, ihaleye çıkıldığında en yerinde teklifi veren kişinin işi alacağını belirtti.

“Bütün ulus özel işbirliği projeleri 2024’cilt sonradan kendi kendilerini finanse edecek vaziyete gelecek”

Yap-işlet-devret projelerinin uzun vadede Türkiye’ye idareli olarak yüksek ölçüde katkı maddesi sağlayacağını belirten Karaismailoğlu, “Hava yolu, deniz yolu, kara yolu tüm ulus özel işbirliği projeleri 2024’deri sonra kendi kendilerini bundan böyle finanse edecek vaziyete gelecek. 2024’den sonradan da biz artıya geçeceğiz, bundan böyle direkt oradan kazanç sağlamaya başlayacağız. 2030’ların başına geldiğimizde de tüm projeler kendini finanse ediyor olacak. Buradan gelen gelirler direkt bizim bütçemize gelecek ve vatandaşa yatırım olarak dönecek. 2040 yılına geldiğimizde Türkiye’nin en büyük yatırım bütçesine sahip Ulaştırma ve Altyapılar Bakanlığı artık genel bütçeden 1 kuruş dahi almadan yaptığı projelerle kendisine gelir getiren, kendi bütçesini kendi projeleriyle üreten bir kurum haline gelecek. Bu da devlet aklıyla yapılmış uzun soluklu bir master planı çalışması sonucudur” dedi.

Atatürk Havalimanı’nın gençlere yönelik bir merkez olacağını ve inovasyon, bilim ve dene-yap merkezleri olarak hayata geçeceğini gösteren Bakan Karaismailoğlu, “Takriben 1 milyon 900 bin metrekarelik bir alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız millet bahçesi çalışmalarına başlayacak. Doğu batı pisti ivedi durumlar için açık kalacak” ifadelerini kullandı.

Yorum yapın