Koronavirüs sonrası cinsel iktidarsızlığın nedeni belirlendi

Türkiye’de 80 erkek üstünde yapılan bir araştırma, koronavirüs sonrası kandaki interlökin -6 düzeyinin yükselmesine yan olarak erkeklerde cinsel iktidarsızlık görüldüğünü ortaya koydu. Araştırma, İngiltere’nin en saygıdeğer tıp dergilerinden biri olan Andrologia dergisinde yayınlandı.

Koronavirüs sonrası cinsel iktidarsızlığın nedeni belirlendi

Türkiye’deki 3 üniversite hastanesinden bilim insanları, koronavirüsün cinsel iktidarsızlık ile bağlantısını araştırdı. 30-45 yaş aralarında koronavirüs enfeksiyonu sebebiyle pandemi servisine yatırılan ve tanıdık herhangi bir kronik rahatsızlık tanısı olmayan 80 erkek üzerinde yapılan araştırmada, hastaların kan testleri ve hormon düzeyleri analiz edilerek, cinsel fonksiyonları değerlendirildi.

DHA’nın haberine kadar hastaların, taburcu olduktan 3 ay sonradan cinsel fonksiyonları tekrar değerlendirildi ve yatış anına göre olan başkalaşım kaydedildi. Hastalarda, koronavirüs gibi iltihabi durumlarda vücudun savunma sistemi için ürettiği bir protein olan interlökin -6 düzeyinin yükseldiği görüldü. Çalışmanın sonunda yatış hemencecik interlökin -6 düzeyi yüksek olan hastaların 3’üncü aylarında cinsel fonksiyonlarında daha pozitif bir biçimsizleşme tespit edildi. İnterlökin -6 düzeyinin özellikle koronavirüs geçiren genç erkeklerde cinsel iktidarsızlığı saptama etmede bir belirteç olarak kullanılabileceği ileri sürüldü.

Türk doktorların yaptığı bu alıştırma, İngiltere’nin en saygıdeğer tıp dergilerinden biri olan Andrologia dergisinde yayınlandı.

150 MİLYONDAN POZITIF YETİŞKİN ERKEĞİ ETKİLİYOR

Araştırmayı yapan ekipten Pendik Medipol Üniversitesi Hastanesi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rıdvan Sivritepe, cinsel iktidarsızlığın dünyada 150 milyondan fazla erişkin erkeği etkilediğini söyledi.

Dr. Öğr. Üyesi Sivritepe, “Çalışmamızın ana konusu cinsel iktidarsızlıktı. Cinsel iktidarsızlığın dünyada 150 milyondan pozitif yetişkin erkeği etkilediği biliyoruz. Damar sertliği, sigara, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, diyabet ve obezite gibi birçok hastalıkla ilişkili olduğu yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Ve son olarak yapılan çalışmalarda koronavirüs sonrası çoğu erkekte cinsel bozukluk olduğu ortaya konulmuştur. Ama neden tamamen açıklanamamıştır” dedi.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ DOSTKEN DÜŞMAN OLUYOR

Koronavirüs hastalığının sadece üstteki solunum yollarını ya da akciğeri yok tüm vücut sistemlerini etkilediğini bildiren Dr. Öğr. Üyesi Sivritepe, “Koronavirüs, bir takım hastalarda kontrolsüz bir bağışıklık cevabına neden olabiliyor. Bağışıklık sistemi hücrelerinin ve bunların ürettiği birtakım proteinler kanda anormal artabiliyor. Bu duruma sitokin fırtınası diyoruz. Yani bağışıklık sistemimiz dostken düşmana dönüşüyor. Bu koşul hastalarda damar iltihabı ve minik damarlarda tıkanıklığa neden olarak ilk olarak akciğer dokusu almak üzere birçok organı negatif etkileyebiliyor. Sitokin fırtınasında bir takım proteinlerin kanda yükseldiğini biliyoruz, İnterlökin-6 da bunlardan biri” ifadelerini kullandı.

Koronavirüs hastalığının cinsel fonksiyonları bozabildiğine dikkat çekmek istediklerini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Sivritepe, “IL-6 düzeyinin bilhassa koronavirüs geçiren genç erkeklerde cinsel iktidarsızlığı tespit etmede bir belirteç olarak kullanılabileceğini ileri sürüyoruz. Halkımızın aşılarını tam yaptırmalarını, temizleme, mesafe ve maske kuralına uymalarını öneriyoruz. Aşının değil hastalığın kendisinin iktidarsızlık yaptığının altını çizmek istiyoruz” dedi.

AŞI DEĞİL, HASTALIĞIN KENDİSİ CİNSEL İKTİDARSIZLIK YAPIYOR

Dr. Öğr. Üyesi Sivritepe, sözlerini şöyle tamamladı: “Çalışmamız koronavirüs salgınının başladığı, aşıların olmadığı dönemde yapıldı. Bu cinsel iktidarsızlığın aşılarla hiçbir ilgisi olmadığı da bizim çalışmamızın sonuçlarından biri. Yapılan öteki çalışmalarda da özellikle Biontech aşısıyla ilgili erkeklerin üreme fonksiyonlarını olumlu yönde etkilediği gösterilmiş. Bizim atamak istediğimiz bir mesaj da bu, ‘aşı değil, hastalığın kendisi cinsel iktidarsızlık yapıyor.’ Bunu da ön görmede interlökin-6 düzeyinin kullanılabileceğini ileri sürüyoruz.”

Yorum yapın