İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran: Yeni modelin başarısı için fırsat penceresi açıldı

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türk lirasına teşvik taşıyan yeni düzenlemelerle ilgili açıklamalarda bulundu. Aran, Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat ile 90 jurnal fırsat penceresi açıldığını aktardı. Bu durumun Hazine’ye yükünün 1-2 çeyrek sürebileceğini, ardından normalleşme olacağını öngördü. Aran, “Dün akşamdan sabahtan 10’a değin 1,75 milyar dolarlık döviz bozuldu” dedi.

Cumpurbaşkanı Erdoğan’ın dün akyam açıkladığı Türk lirasına özendirme paketi ekonomi dünyasında konuşuluyor.

Maliye Bakanlığı’nın bugün ayrıntılarını açıkladığı “Kur korumalı TL vadeli mevduat” sistemiyle ilgili piyasadan ilk değerlendirmeler geldi.

“Dün tarihi bir gün oldu, trendin kırıldığı bir gün oldu”

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran Bloomberg HT-Habertürk ortak yayınına katıldı. Aran, kararların çabuk bir şekilde kredi faizlerine de yansıyacağını açıklama etti.

Aran’ın yayında öne çıkan ifadeleri şunlar oldu:

“Bu dönemi elbirliğiyle yönetmeye çalıştık. Dilimiz döndüğünce yeni hesaplı modeli anlamaya çalıştık ve desteğimizi sunmaya çalıştık. Kısa vadede bu model için yapılacaklar üstünde çaresiz kalıyoruz. Bu önemli bir açmazdı. Bildiğimiz tek çalgı faiz olduğu için defalarca faizi konuştuk.

Yeni Bakan Nureddin Nebati, Dolmabahçe’de bizleri topladığında ‘Faizi unutuyorsunuz, faiz dışarıda ne yapabileceğimizi’ konuşalım mesajı verdi.

“90 jurnal bir fırsat penceresi açılmış oldu”

Dün akşamki tedbirlerle birlikte Dövizdeki kazanımı TL’de kalarak sağlayacak bir çalgı oldu. Biz Dolmabahçe’deki toplantıda dövize endeksli tahvil diye not almıştık. Yeni hesaplı modelin başarısı için etraf yaratıldı. Dün tarihi bir gün oldu, trendin kırıldığı bir gün oldu. Hazine’ye tartma bir iki çeyrek sürebilir, sonrasında normalleşme olur.

Dün bize yeni modelin başarısı için bir fırsat penceresi açıldı. 90 jurnal bir fırsat penceresi açılmış oldu. Umarım bu sefer bu fırsatı iyi kullanırız.

“Bu öngörülebilirliğin bir testi olacak”

Yatırım araçlarını çeşitlendirmek bizim görevimiz. Sürekli kamunun bir finansal ürün tasarlaması içten değil. Sanırım faiz dıştan bir imkan olduğunu göstermek için böyle bir çalgı yaratıldı. Lakin bankacılık için bizim görevimiz yaratıcı olarak yatırım araçlarını çeşitlendirmek.

En uzun vadenin 60 gün olması fazla dürüst yok. Eğer bunu 90 güne çıkarıp müşterilerimizi ikna edersek manâlı bir kazanım olur. Çünkü vade uyumsuzluğu baskı yaratıyordu. Lakin bunu yaşayarak göreceğiz. Vatandaşın 90 günlük mevduata nasıl tepki vereceğini bilmiyoruz. Doğrusu müşterilerimizin yapmadığı bir şey yok. Fakat kararlılık göstermeleri gerekiyor. Bu öngörülebilirliğin bir testi olacak.

“1,75 milyar dolar bozuldu”

Dün akşamdan sabahtan 10’a dek 1,75 milyar dolarlık döviz bozuldu. İhtiyaç sahiplerinin almasıyla kur 13’te dengelendi. Sağlıklı bir durum. Sene sonuna kadar bu dengede gider ve kura bakmayız diye umut ediyorum.

Son düşüş yabancı para sahiplerinin TCMB’den daha enerjik olduğunu gösterdi. Asıl önemli olan piyasanın ikna olması. Biz bize kaldığımızda bir sorun görmüyorum. Yabancılar bile olsa bundan böyle döviz üstünde bir risk yok.

Fırsat penceresi açıldı lakin iletişime uyarı etmemiz gerekiyor. Vatandaşın doğru bilgilendirilmesi gerekiyor.

“En büyük kırılganlığımız enflasyon”

En büyük kırılganlığımız enflasyon ve enflasyon beklentileri. Getiri eğrisini mutlaka lehimize dönüştürmemiz gerekiyor. 90 günlük süre kabul edilirse yurttaş kadar geliştireceğimiz araçların sayısı ve çeşitliliği de artacak. Bu noktada bankacılığın enflasyonun ineceğine katkı maddesi sunacağına inanıyorum. Yüksek enflasyon ile faiz arasındaki uçurum enstrümanları sınırlıyordu.

Bankalar kur korumalı ürün haricen enflasyon korumalu ürünler de çıkarmalı.

Enflasyonu bir rahatsızlık olarak nitelendiriyorum. Faiz yüksek alev. Fakat belli başlı çözmemiz gereken rahatsızlık enflasyon. Enflasyonu çözmeden yatırımcıyı ikna etmemiz mümkün yok. Birinci önceliğimiz enflasyonun ve beklentilerinin düşmesi olmalı.

Bütün bankalar bu ürüne katılacaktır. Katılmamak için daha iddialı bir ürününüz olması gerekiyor. Toplantılarda böyle bir enstrümanı önermememiz bizim ayıbımız. Bu gibi durumlarda yaratıcılığımızı artırmamız gerekiyor. Bu koşullar altında bizler daha uygun daha sürdürülebilir ürünler çıkarmamız gerekiyor.

“Mahsul yarın bile hazır olabilir”

TBB’deki toplantıdan sonradan arkadaşlarımız bu gece oluşturacağı toplantıyla yarına bile hazır olabilir. Ben bankaların bu gece oluşturacağı çalışmayla yarına hazır olacağını düşünüyorum.

Sisteme güven duymak fazla manâlı. Yastık altının geri geleceğini düşünüyorum. Bunun da izlerini görüyorum. Bugün efektif girişi gördük. Son 3 günü çıkarırsak İş Bankası özelinde yılbaşından bu yana 7,2 milyar dolarlık efektif girişi oldu. Sağda solda meydana çıkan haberler dolayısıyla efektif çıkışı görülmüştü son günlerde. Bundan Böyle bu gibi haberler ağız dalaşı dışarıya kalır diye düşünüyorum.

Geçen Günkü kararla birlikte TCMB’nin politika faizi daha önemli hale gelmiştir. Artık politika faizi herkes için belirleyici oluyor.

İlk öncelikle 90 günle başlar, lakin vade dönüşlerinde uzayarak bir yıla çıkar. Eğer bir yıla çıkarsak başarılı olduk demektir lakin 90 günde kalırsak sorun var anlamına gelir.

“Kredi faizlerinde çabuk bir düşüş beklerim”

Geçen Günkü kararlar öncesine göre kredi faizlerinde fazla daha yerinde bir etraf var. Çünkü kurdaki baskı ve öngörülemezlik bizim en büyük sorunumuzdu. Kredi faizlerinin indirilememesinin nedeni buydu. Ben kredi faizlerinde seri bir düşüş beklerim.

Bu sistemde tehlike müşterilerinin kabul edip etmemesi konusunda olur. Müşterilerimizin bu modele inanıyor olması, birikimlerini burada değerlendiriyor olması önemli. Bunun sağlanamaması bir tehlike. Müşterinin bunu beğenmemesi bir tehlike. Şu Anda üzerimize düşen 90 günde müşterilerimize iyi bir tecrübe yaşatmak. Riskimiz 90 günün sonunda belirlenecek.”

Denizbank Genel Müdürü Hakan Alev:  Faizin üzerinde kur artışı olursa Hazine kadar karşılanacak

öte yandan Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, Habertürk’te gündemdeki konularla ilgili soruları yanıtladı. Alev, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün açıkladığı dövize endeksli TL mevduatta vadelerin 3, 6 ve 12 ay olacağını söyledi. Bunun Türkiye’ye özgü bir mahsul olduğunu aktaran Alev “Düşüncem 3-6-12 aylar gibi vadelerde vatandaş parasını belirlenmiş bir faizden, ister millet ister özel hangi bankaya yatırırsa yatırsın vade sonunda ara sıra ayrım olursa, asıl para pozitif faizin üstünde bir kur artışı olursa bu Hazine tarafından karşılanıyor. Böyle yapılacağı bize teyit edildi” dedi.

Yorum yapın