Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan enflasyon açıklaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2022’nin birincil kabine toplantısı sonrası açıklama yapıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, pandeminin hesaplı etkilerinin bir zaman daha devam edeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, memur maaşlarına toplamda %28 oranında çoğaltma yapıldığı ifade ederek ilave destekle birlikte bu oranın %30,5’e çıkartıldığını söyledi. Emekli maaşlarının 2500 liranın aşağıda olmayacağını da ifade eden Erdoğan, kur korumalı TL mevduatına kısa sürede 78 milyar TL’lik bir geçişin yapıldığını belirterek, “Bu uygulamayı genişletiyoruz. Ülkemiz ekonomisini, kararlılık ve güven içinde büyümesine katkı maddesi sağlayacak yeni araçlarla birlikte 2022’de daha güçlendireceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine Toplantısı sonrası, ekonomi, Turizm, enflasyon ve gündeme ilişkin önemli konularla ilgili açıklamalarda bulundu. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

“Geçtiğimiz 20 yılda ülkemizin kalkınma daha alçak yapısında sağladığı alt inşa bir uçtan bir uca küresel krizden olumlu yönde ayrıştırmayı başladık. Milletimizin moralini bozmaya çalışsa da dünyayı izleyen cümbür cemaat Türkiye’nin durduğu yeri taktirle karşılıyor.

Girdiğimiz yeni yılda ihracatımızı daha ileriye taşımak için elimizde böylece fazla plan var. Önümüzdeki sene bu vakitler milletimize fazla daha büyük müjdeler vermeyi umut ediyoruz.

Türkiye tarihinde enflasyonla en büyük mücadeleyi veren biziz. En kısa sürede tek haneli rakamlara geriletmekte kararlıyız.


“Verimli ve kazançlı bir sezon olacak”

Salgının turizm sektöründe yarattığı negatif etkileri tez ortadan uyandırmak için aldığımız tedbirlerin verdiğimiz teşvik ve desteklerin karşılığını özellikle gördüğümüz bir sezonu geride bıraktık. Bu sektörde 2021’i 29 milyon turist sayısı ve 24 milyar doları aşan bir turizm geliriyle kapattık. Bir başka ifadeyle turizmde önceki yıla kadar ziyaretçi sayısında yüzde 83’lük, gelirde yüzde 100’lük bir yükselme sağladık. Devlet ve özel sektörün yakın işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz büyük atılım baştan sona sadece kayıplarımızın manâlı bir kısmını telafi etmekle kalmadık, Akdeniz havzasındaki rakiplerimizi de geride bıraktık. Bundan Böyle hedefimiz salgın öncesi ziyaretçi sayısına ulaşmanın ötesinde fazla daha büyük gelir seviyesine çıkmaktır. İnşallah 2022 yılı bu hedefe azıcık daha yaklaştığımız bereketli, bereketli ve kazançlı bir sezon olacaktır.

minimum 12 ay her tarafında istihdam etme taahhüdünde bulunan işletmelere 100 bin lira takviye veriyoruz. Kadın istihdamında bu sayı 110 bin lirayı buluyor.


75 bin yeni istihdam müjdesi

KOSGEP destekleriyle ilgili bir müjdemizi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Bilindiği gibi Nisan ayında mikro ve ufak işletmelere karşın bir hızlı takviye programı başlatmıştık. Bu programın kapsamını yeni mezun gençlerimizin istihdamını özendirme edecek şekilde genişletiyoruz. Son 12 ayda çalışan sayısını koruyup iş lisesi veya üniversite mezunu gencimizi asgari 12 ay her tarafında istihdam etme taahhüdünde yer alan işletmelere 100 bin lira destek veriyoruz. Bayan istihdamında bu rakam 110 bin lirayı buluyor. Mikro işletmelerde ve ufak işletmelerde 5 personele dek uygulanacak bu yardım rakamı pasif olarak 2 yıl daha sonra 24 ayda geri ödeyecekler. Amacımız bu programla 75 bin yeni meslek lisesi ya da üniversite mezunu gencimizi istihdama dahil etmektir. İşletmelerimizi başvuruları bugün açılan bu programa katılmaya misafir etme ediyoruz.

“Hedefimize adım adım yaklaşıyoruz”

Aziz milletim Türkiye 2021 yılında ekonomide yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari denge odaklı bir artış yaşadı. Dünya ticaret hacminin yüzde 5,3 küçüldüğü 2020 yılını biz yüzde 1,8’lik büyümeyle kapatmıştık. Küresel ticaretin baştan hareketlenmeye başladığı 2022’de büyümede çift haneleri yakalayacağımıza inanıyoruz. Geçtiğimiz yılın birincil çeyreğinde yüzde 7,4’lük ikinci çeyreğinde yüzde 22’lik ve üçüncü çeyreğinde yüzde 7,4’lük artış bunun işaretini veriyor. Salgın döneminde G-20 içinde en süratli toparlanan ve çoğalan ülkelerin başında geliyoruz. Küresel ticaretin dengeleri bitmiş oluştuğu bir dönemde Türkiye’nin gösterdiği bu performans bizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefimize adım adım yaklaştırıyor.

“Senkronize bir kampanya başlattılar”

Döviz kurunda yaşanan ve aslında ülkemiz ekonomimizin gerçekleriyle ahenkli olmayan dengesiz dalgalanmadır. Kurdaki yükselişi bir seviyeye değin ekonomik işleyişe ve ülkemizin ihracatındaki hedeflerine uygun olduğu için sorun etmiyorduk lakin bir yerden sonradan iş özgürlük piyasa ekonomisi kurallarının dışına çıkarak arkasından kötü niyetlerin belirdiği bambaşka bir görünüme büründü. Yurt dışından ve ülkemiz içinden kimi siyasetçiler ve medya kuruluşları akademisyenler piyasaları paniğe sürükleyerek dövize yönelişi artıracak senkronize bir kampanya başlattılar.

Hatırlarsanız bundan 3-4 yıl önce yurt dışı kaynaklı benzer saldırılarda benzer tuzaklara maruz kalmıştık. Aldığımız tedbirler ve geliştirdiğimiz mekanizmeler doğruca yurt dışından Türk ekonomisine karşın serbest piyasa kurallarına da uygunsuz sinsi saldırıların önünü büyük ölçüde kesmiştik. Son kampanyada ise daha çok yurt dışındaki yatırımcıları panikleterek aynı amaçla varılmak istenmiştir. Dalgalanmanın kendi natürel seyri içerisinde durulmadığını görünce 20 Aralık’ta kamuoyuna açıkladığımız önlem paketiyle piyasaların kayda değer ölçüde baştan dengeye gelmesini sağladık. Ekonominin kendi tabii seyri haricen niyetlerle dışarıdan yapılabilecek saldırılara karşı oluşturduğumuz mekanizmaların bir benzerini de içeride kurmuş olduk.

Parasının değerini gözetmek isteyen vatandaşlarımız bilhassa önünü bakmak ihtiyacı duyan iş dünyamıza sunduğumuz alternatiflerin piyasalar tarafından da benimsendiğini memnuniyetle gördük.

Türk lirası mevduatına kısa sürede 78 milyar liralık bir geçişin sağlanması vatandaşlarımızın ekonomi programımıza güveninin işaretidir. Katılım finans kuruluşlarının da sisteme dahil ederek bu uygulamayı genişletiyoruz. Ülkemiz ekonomisinin istikrar ve güven iklimi içerisinde katkı sağlayacak bu yaklaşımı yeni araçlar ve yöntemlerle 2022’de daha da güçlendireceğiz. Açıkladığımız önlem paketinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin getirdiği imkanlarla bizim ya da ilgili kurumlarımız göre hayata geçirilecek olanların tamamı uygulamaya soktuk. 

Bu çerçevede Merkez Bankası, döviz ve altın hesaplarından Türk lirasına mevduata geçişin desteklenmesine ilişkin tebliğlerini yayınladı. Döviz ve altın cinsi hesaplardan vadeli Türk lirasına geçen tutarların gerekli karşılıktan muaf tutulurken stopaj oranı da sıfırlandı.

Kredi garanti fonunun daha etkin ve kapsayıcı şekilde çalıştırılmasıyla ilgili protokol haya geçiyor. TL için hazine desteğine, imalat ve 1 puanlık indirim yapılmasına, BES’deki devlet katkısını %30’a çıkarılmasına, gelire endeksli senetlerin ihracatına bütün bunlara yönelik kanun teklifi yarın TBMM’nin huzuruna sunuluyor. Fiyat farkı çalışması da Meclis’in takdirine sunulacaktır.

Doğalgaz desteği verilecek

Geçtiğimiz sene hepimizin canını yakan yüksek enflasyon ve onun ötesinde bir vakayı bildiren yanına varılmaz pahada fiyat artışlarıdır. Böylece fakat salgın döneminde dünyada petrol fiyatları 2 katına, doğalgaz fiyatları 6 ile 10 katına çıkarken, yarım ürünleri %25 arttı. Biz her konuda olduğu gibi enerji fiyatları hususunda vatandaşımızı koruyacak bir yol izledik. Geçtiğimiz sene elektrik fiyatını güya fiyatına, akaryakıt fiyatlarında da epeyce düşük fiyat sağladık. Doğalgazda 80 milyar, elektrikte 25 milyar, akaryakıtta 60 milyar liralık ulus maliyeti yaptık. Ülkemizde 2002 yılında 150 KW elektrik ve 125 m3 doğalgaz kullanımı karşılığında asgari ücretin %47’sini oluşturuyordu. Şimdi ise benzer başvuru en az ücretin %13’ü sevisindedir. Görüldüğü gibi vatandaşımızı fiyat artışına yönelik ezdirmemeyi sürdürüyoruz. Vatandaşlara kömür yardımını. doğalgaz desteği olarak da verebileceği haberini sizlerle paylaşmak istiyorum.

“Enflasyonla en büyük mücadeleyi veren biziz”

Dünya piyasalarında ülkemizde fazla tartışılan yağ artışı %70’i, tahıllardaki yükselme %32’yi bulmuştur. Market fiyatlarındaki artışın bir kısmı kaynağı küresel fiyatlandırmadır. Bazı fiyat artışların kurdaki dalgalanmayla izah edilemeyeceğini görüyoruz. Aynı kapsamda stokçuluk yapanlara uygulanan cezalarla ilgili bir değişim de Meclisimizde bulunuyor. Hiç kuşkusuz fiyat artışları ülkemize kasten değildir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin tamamı fiyat artışlarıyla karşı karşıyadır. Diğerleri gibi ülkemizin önünde de enflasyon gerçeği vardır. Başta her ne sebeple olursa olsun vatandaşlarımızın böyle bir tabloyla karşı karşıya kalmasından üzüntülüyüz. Türkiye tarihinde enflasyonla en büyük mücadeleyi veren biziz. En kısa sürede tek haneli rakamlara geriletmekte kararlıyız. Enflasyonun bu dek yüksek çıkmasında döviz kurunun dalgalanmasının da etkin olmasını biliyoruz.

Döviz kuru üzerinden birincil büyük saldırıya maruz kaldığımız 2018’de de aynı bir tablo yaşamıştık. Peşine Düşüp Takip eden yılda ise enflasyonu sözde yarıya düşürmüştük. İnşallah bu yıl de enflasyonu gerileteceğiz. Çalışanlar ilk olarak edinmek üzere vatandaşlarımızın gelirini enflasyonun aşağı ezdirmeyecek özel tedbirler aldık. En Az ücrete yaptığımız %50 büyüme bunun örneklerinden biridir.”

Yorum yapın