Çernobil Rus kontrolünde! Dördüncü reaktörün patlama riski var! Senelerdir uyarılmıştı

Dünyanın gördüğü en büyük nükleer facialarından biri olan Çernobil Rusya’nın kontrolüne girdi. Avrupa’yı bitmiş nükleer akıntı hatta patlama korkusu sardı. Tesis kapatılmış ve değişik korumalarla kaplanmış olmasına rağmen son yıllarda sızıntının her tarafta başladığı ile ilgili endişeler vardı. Rusya’nın bu konuda atacağı adımlar merak konusu…

Ukrayna’nın başkenti Kiev’e 110 kilometre uzaklıkta bulunan Çernobil nükleer santralinin Rus askerlerinin kontrolüne geçmesinin gerisinde gözler, 1986’da dünyanın yaşadığı en büyük nükleer felaketlerden birine sahne olan santrale çevrildi.

Faaliyetteki son reaktör 2000 yılında kapatılmasına rağmen, reaktörün ayrıntılarıyla devre dışı kalması ve oluşan nükleer sızıntıların giderilmesine karşın incelemeler sürüyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rus güçlerinin Çernobil nükleer santralini ele geçirmeye çalıştıklarını akşam saatlerinde duyurmuştu.

Zelenskiy, Twitter’dan yaptığı açıklamada, santraldaki güvenlik görevlilerinin 1986 trajedisi bir daha yaşanmasın diye canlarını verdiklerini belirtmiş ve “Rus işgal güçleri Çernobil santralini ele geçirmeye çalışıyor. Bu bütün Avrupa için bir savaş ilanı.” ifadelerini kullanmıştı.

Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkan Yardımcısı Mihayl Podolyak, Rus güçlerine karşı Çernobil Nükleer Santrali’nin kontrolünü kaybettiklerini dün 21.45’te bildirmişti.

Rusların saldırısından sonradan santralin güvende olduğunu söylemenin imkansız ülkü geldiğini açıklayan Podolyak, bunun Avrupa için en büyük tehditlerden birisi olduğunu belirtmişti.

Çernobil nükleer santrali dört reaktörden oluşuyor ve bunlardan sonuncusu 15 Aralık 2000’de kapatıldı. Bir reaktörün kapatılmasının ardından en ince ayrıntısına kadar devre dışı kalması, kalıntıların yok edilmesi onlarca sene sürüyor.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (IAEA) paylaştığı bilgilere kadar, son reaktördeki alıştırma süreci, buradaki yakıt ve atıkların uzaklaştırılması, bertaraf edilmesi ve radyoaktif olabilecek toprak ve su dahil edinmek üzere tesis ile çevresindeki alanın en ince ayrıntısına kadar arındırılması işlemlerini içeriyor.

IAEA’nın internet sitesinde laf konusu durumla ilgili “1986’da trajik kazanın meydana geldiği dördüncü reaktörün akıbeti demin muhakkak değil.” ifadesi yer alıyor.

Dört numaralı reaktör, halihazırda nükleer akıntı ve radyasyonu önlemek için dev bir metal kubbe içinde tutuluyor. Reaktörün patlamasının uzun vadeli etkisi hala hararetli tartışmaların kaynağı olmayı sürdürüyor.

Kubbe olarak adlandırılan bu sınırlandırılmış bölgenin iskeletinin 1,5 milyar avroya, bütün projenin ise 2,2 milyar avroya mal olduğu biliniyor.

IAEA verilerine kadar, laf konusu koruma yapısı için Avrupa İmar ve Yeniden Yapılanma Bankası, 45 ülke ile Avrupa Birliği’nin katkıları ve bankanın öz kaynaklarından 715 milyon avroluk bir fon sağladı.

Uzmanlar geçtiğimiz yıllarda uyarmıştı

1986 yılında kaza sonucu patlayarak binlerce insanın ölümüne niçin olan Çernobil Nükleer Santrali’nde bunca yıl sonradan umulmadık bir sorun meydana geldi. Uzmanlar, yeni bir kaza riskinin göz ardı edilemeyeceği konusunda uyardı.

Biçare Sovyet yetkilileri, santralin 4 numaralı reaktörünün enkazından daha fazla radyoaktif kirlenmenin yayılmasını önlemek için, yıkılmış olmuş reaktörü kalın bir beton “lahit” ile kapladı. Nükleer reaksiyonların koruma kalkanının içinde kendiliğinden başladığı görülüyor.

Çernobil Kazası nedir?
Çernobil Faciası, 26 Nisan 1986 tarihinde Sovyetler Birliği’ne tabi Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin Pripyat şehri yakınlarındaki Çernobil Nükleer Santrali’nin 4 numaralı reaktöründe gerçekleşen nükleer kazadır.

Patlamanın ardından radyoaktif madde yüklü bulutlar Türkiye dahil çoğu ülkeyi etkiledi. Çernobil nükleer faciası bir takım bağımsız araştırmalara kadar takriben 200 bin kişinindoğrudan veya dolambaçlı olarak ölümüne sebep oldu.

Yorum yapın

SMM Panel