Ayçiçek yağında fiyatlar ne zaman düşecek stoklar bitti mi? Tarih verdi

Ayçiçek yağında Rusya Ukrayna savaşında gemilerin de bekletildiği haberleriyle iç piyasada kriz yaşanmış bir takım vatandaşların marketlere akın ederek yağ aldığı görülmüştü. Bunun yanı sıra bir takım marketlerin ise raflara 5 litrelik yağları koymadığı depolarda saklandığı bilgisi gelmişti. Ayçiçek yağında koşul ne olacak, fiyatlar düşecek mi?

Gündöndü yağında oluşturulmak istenen kriz algısına bir tepki de İstanbul Ziraat Odası Başkanı Ömer Demir’den geldi: Sene sonuna kadar yağ ithal etmesek de bezginlik yaşamayız. Raflara gelirsek, 2-3 günde bir ürünün stoku bitmez. Ürün zaten 1 aydır rafta duruyor. Bunun adı stokçuluktur. Hafta sonu vurgun yaptılar. 15-20 gün sonra yağ fiyatları düşecek.

Son günlerde ayçiçeği yağı üzerinden oluşturulmaya çalışılan “yok” algısı gerçeği yansıtmıyor. Yıllık nebati akışkan yağ üretiminin yüzde 70’ni yerli olarak üretildiğine uyarı çeken tarım sektörü temsilcileri, spekülatif söylemlerle vatandaşı stokçuluğa yönlendirilmesine tepkili. Türkiye’nin değişken yağ stokları ve yeni sezondaki rekolte beklentisini Yeni Şafak’a değerlendiren İstanbul Ziraat Odası Başkanı Ömer Demir, acilen stoklarda yeterince ürün olduğunu vurguladı.

Türkiye yüzde 70 kendine yetiyor
Türkiye’nin nebati yağ üretiminde yüzde 65-70’lerde kendi kendine yeten bir ülke olduğunu gösteren Ömer Demir, “Kalan yüzde 30’u ithal ediyoruz. İddia ediyorum ancak yılsonuna dek yağ ithal etmeyelim gerçi can sıkıntısı yaşamayız. Raflara gelirsek, 2-3 günde bir ürünün stoku bitmez. Mahsul zaten 1 aydır rafta duruyor. Bunun adı stokçuluktur. Hafta sonu harika sayıda yağ satışı yapıldı ve çok büyük bir kazanç elde edildi vatandaşın üzerinden. 15-20 gün sonradan yağ fiyatları düşecek. Türkiye’de ne zeytinyağı ne de günebakan yağı sorunu vardır. Türkiye’de stokçuluk sorunu vardır” dedi.

Planlı bir vurgun yapılıyor
Ürünü üretenin para kazanamazken arabulucu satıcıların kat kat fazla kazandığını ifade eden İstanbul Ziraat Odası Başkanı, “Yaşanan panik ve kargaşa havasının amacı insanları ödünü koparmak. Bunun üzerinden para kazanmak ve siyasi rant olmak. Karşı Taraf medyada da bu görüntülerin bilhassa servis edilmesi, kriz varmış gibi lanse edilmesi tamamen planlıdır. Daha önce yapamadıklarını 2022’de gıda üzerinden, ekonomi üzerinden yapmaya çalışıyorlar. Dehşet anındaki reaksiyonları iyi biliyorlar. Bunun üzerinden oynuyorlar. Kazanan tekrar kaostan beslenenler oluyor. Bu kriz suni bir kriz ve en ince ayrıntısına kadar algılarla yönetiliyor. Devletimiz en kısa sürede buna çözüm bulacaktır” şeklinde konuştu.

Üreticinin kazanması lazım
Türkiye’nin tarımda daha köklü bir reforma ihtiyacı olduğunu belirten Ömer Demir, bu alanda işi haberdar olan uzmanlarla çalışmak gerektiğini ve radikal kararlar alınmasının büyük tartı arz ettiğini dile getirdi. Demir, “Profesörlerle, kurullarla bu iş olmaz. Tabii oysa onlara da gereksinim var lakin kuşkusuz yeni düzenlemeler yapılması gerekli. Türkiye’de ne zeytinyağı ne de ayçiçeği yağısorunu vardır. Türkiye’de stokçuluk sorunu vardır” diye konuştu. Ürünü üretenin 2 lira kazanırken, satıcının o üründen 20-30 lira kazandığını aktaran Demir, bunun son derece hatalı olduğunu, belli başlı üreticinin kazanmasının gerektiğini dile getirdi.

Türkiye’nin tarımda önü açık
Tarım Bakanlığı’nın da üstüne düşeni yapması gerektiğini belirten Demir, şöyle devam etti: “Sayın Cumhurbaşkanı’mız, Başbakan’ken ben hatırlıyorum aralıksız buluşma yapardık. Bu şekilde sorunları hızlı çözüyorduk. Bugün yanıbaşımızda savaş var. Tarımda ve ticarette, yaptırım gücü olan yeni bir sistem kurulmalı. Bakanlıklara bu konuda çok meslek düşüyor. Ben kesintisiz çiftçiyle, üreticiyle beraberim. Haftanın 5 günü onların sorunlarını dinliyorum. Türkiye’nin tarımda önü oldukça açık.”

100 bin ton pozitif zeytinyağımız var
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Mustafa Tan, Türkiye’de yeteri kadar yerli imal zeytinyağı stokunun bulunduğunu belirterek, “Bu yıl yaklaşık 235 bin ton zeytinyağı üretimi yaptık. Geçen seneden görev stokla 270- 280 bin ton civarında elimizde zeytinyağı var. Bizim bilançomuza baktığımızda ortalama iç tüketimimiz birey başına 2 kilogram olduğuna tarafından toplam 160-170 bin ton civarındadır. Keza iç tüketime hem de ihracata yetecek kadar zeytinyağı mevcut” ifadelerini kullandı.

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir